anlaşmak

(nsz, -le)
1. 达成协议, 取得一致, 约定: Bir gün önce anlaştıkları motorcü gelmişti. 他们一天前约好的摩托艇手已经来了。İşverenle işçi anlaştı. 工人同雇主达成了协议。
2. 融洽, 和睦; 和解, 讲和: Anlaşamadılar; sonunda mahkemeye düştüler. 他们没能讲和, 最后对簿公堂。İki komşu pek anlaştı, her gün beraberler. 这两个邻居非常和睦, 每天都在一起。
◇ anlaşıp kaynamak 融洽, 和睦: Bu çocuğun kanı sıcak herkesle çabucak anlaşıp kaynaşıyor. 这孩子很讨人喜欢, 很快就和大家打成了一片。

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • anlaşmak — nsz 1) Düşünce, duygu, amaç bakımından birleşmek, antant kalmak Uyuşmazlığın her safhasında taraflar da anlaşarak Yüksek Hakem Kuruluna başvurabilir. Anayasa 2) le Sözleşmek, sözleşme imzalamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • antant kalmak — anlaşmak, uzlaşmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • itilaf etmek — anlaşmak, uyuşmak, uygun olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ittifak etmek — anlaşmak, uyuşmak, bağlaşmak Hazır bulunanların hepsi tatlı dil, güler yüz taraftarlığında ittifak etmiş gibiydiler. Ö. Seyfettin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • mutabakat sağlamak — anlaşmak, uzlaşmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bir kazanda kaynamak — anlaşmak, uyuşmak, bağdaşmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • İTİLAF — Anlaşmak. Görüşmek. Uyuşmak. Muvafakat. * Cem olmak, birikmek …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • kesişmek — nsz, le 1) Birbirini kesmek 2) Pazarlıkta, herhangi bir fiyatta anlaşmak 3) argo Erkek ve kadın, bakışlarla anlaşmak 4) mat. Bir nokta veya çizgi üzerinde birbirine kavuşmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • anlaşıvermek — nsz, le Çabucak anlaşmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • anlaşma — is. 1) Anlaşmak işi 2) Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge, uyuşma, itilaf, antant Kültür anlaşması. 3) Sözleşme Birleşik Sözler çerçeve anlaşma centilmenlik anlaşması… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bağdaşmak — le 1) Anlaşmak, uzlaşmak, uymak, imtizaç etmek Gerçekle bağdaşmayan ihtiraslar, insanın duygusunu hüzünden tedirginliğe hatta tiksintiye kadar zorluyor. T. Buğra 2) Çocuk oyunlarında arkadaş olmak 3) e Bağdaş kurup oturmak İçerde, peykelere… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.